27 Eylül 2011 Salı

Harika bir hafta sonu ve bahçeden kareler…




Geçen hafta sonu, arkadaşımın davetiyle kayınvalidesinin bahçesine gittik. Kısa bir yolculuktan sonra birçok sebze ve meyvenin bulunduğu bu güzelim bahçeye vardık.






Böylece son ayların gözdesi nefis böğürtlenleri de dalından toplama ve yeme şansını yakalamış olduk:J))Kırmızılar henüz olgunlaşmamış olanlar. Böyle küçük olduklarına bakmayın biz son zamanlarına rastlamışız normalde çok iri oluyorlar. Son kare ise böğürtlenlerin yetiştiği ağaç (aslında ağaçtan ziyade ince dallar).





 
Hangi birinden başlasam bilemedim fotoğrafa bakınca ama armutlar ve kavunlar kesinlikle harikaydılar. Şeftaliler ise henüz olgunlaşmamışlar… Uzun süredir dalından taze ayçiçeği yememiştik buna en çok Bengisu sevindi sanırım zira epeydir taze ayçiçeği istiyordu::)))





Bamyanın dalında ki çiçek halini çekmeyi unuttuğum için üzülüyordum yazdan beri, bahçeyi gezerken çiçek halindeki bamyaları görünce sizler için fotoğrafladım. Tereyağlı pazı sarması desem yeterli olur sanırım son fotoğrafı anlatmaya…



İlk iki karedeki kendinden kokulu üzümler Samsun ve çevresindekilerin çok iyi bildikleri bir lezzet sanırım. Üzümleri gören bir komşumuz Samsun’da yetiştiğini ve burada daha önce rastlamadığını söyleyip şaşkınlığını ifade etti. Ben en çok kurutulmuşunu beğendim. Çayla birlikte harika oluyor… Son karedeki fındık ise fotoğrafta pek belli olmasa da o kadar iri ki normal fındıkların iki katı kadar…





Okulların açılmasından hemen önceki bu harika geziye en çok çocuklar sevindiler. Gönüllerince oynayıp bütün enerjilerini toprağa bıraktılar::)))






Benim acıyla pek aram olmadığı için bu kare eşimin favorisiydi. Küçük bir tanesinin tadına baktığımda verdiğim ilk tepki Verda Suyun tabiriyle ”Yandım! Yandım!” oldu:::))))







Bahçeden sonra köyün girişinde bulunan ve köye adını veren Elvan Çelebi türbesini ve camisini ziyaret ettik. Türbenin diğer fotoğraflarını ayrı bir yazıyla paylaşmak istiyorum.




Bu kareyi ise anlatmaya kelimeler yetmez sanırım. İlk fotoğraftaki odun ateşinde ve bakır tavada pişmiş et sote muhteşemdi tadı hala damağımda tabiri yerindeyse… Tarifini daha sonra vereceğim ama evde yaparsanız lezzet konusunda garanti veremem, illaki odun ateşinde pişmeli… Közde pişmiş mısırlar…







Fotoğrafta görünen ve ilk önce rengiyle dikkatleri çeken bal,arkadaşımın kayınpederi tarafından yetiştiriliyor bahçelerinde.O kadar doğal ki ağzınıza aldığınızda böğürtlen tadını (arı kovanları böğürtlen ağaçlarına çok yakın olduğu için ) çok net hissedebiliyorsunuz.Fındıklı kadayıf ise nefisti.Arkadaşım malzemeleri getirmişti orada çabucak hazırladık.




Bunlarda arkadaşımın kayınvalidesinin evinden ve bahçesinden benim hoşuma giden kareler…





Elvan Çelebi köyünden birkaç kare… Ve her şey için, mükemmel ev sahipliğiniz + dostluğunuz için çok teşekkürler arkadaşım, kelimelerle anlatamayacağım harika bir gün oldu bizler için…


3 yorum:

  1. O arkadasinizla ben de tanismak istiyorummmmm...::)) Bayildim tüm o nimetlere.... Ne mutlu size.... Sevgilerimle,

    YanıtlaSil
  2. insanın doğal gıdaları görünce gidip oralara yerleşesi geliyor değilmi?

    YanıtlaSil
  3. Oooo sizin bahçe muhteşemmiş ne güzel çok şanslısınız tanını çıkarın bu güzelliklerin..

    YanıtlaSil

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

View My Stats